2 Mart 2016 Çarşamba

Birand: Bir Ömür Ardına Bakmadan


Mehmet Ali Birand hep popüler bir gazeteci olmuştur. Ben yaşım nedeniyle belki de neden bu kadar popüler olduğunu anlayamamıştım. Efsanevi 32. Gün günlerini bilmiyorum, o zamanlar neden bahsedildiğinden anlamayacak kadar küçüktüm. CNN Türk ve Kanal D'deki anchorman'lik performansı ise beni etkilemedi. Bu yüzden de Birand'ı biyografisi okunması gereken mühim bir isim olarak görmedim.Yine de Can Dündar'ın kaleme aldığı Birand: Bir Ömür, Ardına Bakmadan isimli Birand biyografisini okudum ve fikrim değişmedi. Yalnız bu kitapla Birand'ın neden bu kadar popüler olduğunu anladım.

Can Dündar şu sıralar çok daha önemli başka gazetecilik faaliyetleriyle gündemde olsa da belgeselleri ve biyografik çalışmalarıyla ünlü bir isim. Aynı zamanda Birand'ın öğrencisi ve iş arkadaşı. Kitap boyunca Birand'ın şanslı ve şanssız anlarına şahit oluyorsunuz. Bence Can Dündar gibi bir ismin biyografisini yazabilmiş olması Birand'ın şanslı anlarından. Çünkü Dündar son derece güzel iş çıkarmış.    Öncelikle kitap çok akıcı. Bir seferde hiç yorulmadan 70-80 sayfa okuyabiliyorsunuz. Dündar belki de metin yazarlığının getirdiği yetenekle konuşur gibi kısa cümleler kullanmış. Paragrafları 4-5 cümleden oluşuyor. Bu sırada da okuduğunuz kesinlikle yavan bir metin değil. Güzel benzetmeler, yerli yerinde kullanılmış deyimler ve güçlü ifadelerle dolu. 


Dündar'ın anlatımında beğendiğim başka bir nokta da çok yakın olduğu halde Birand'a objektif yaklaşmaya çalışması oldu. Pek çok yazar özellikle konusu olan kişiyle tanışıyorsa, o biyografi için tanışmış bile olsa o kişiyi yerli yersiz övmekten geri duramıyor (Örnek: Güral'ın Tornası). Dündar ise Birand'ın kötü bir aile babası olduğunu kıvırmaya çalışmadan söylüyor, bazen gazetecilikle ilgili tercihlerini eleştiriyor, yöneticilikteki başarısızlığının üstünü kapatmaya çalışmıyor.

Birand'ın hayat öyküsüne dönersek; yer yer etkileyici bulsam da genel olarak çok çarpıcı bulmadım. Yukarıda bahsettiğim gibi kitap Birand'ın neden popüler olduğunu anlamamı sağladı; 1960 darbesi,  Kürt meselesi, AB ile ilişkiler gibi daha önce diğer gazetecilerce çokça işlenmemiş konuları işlemesi, dünyada hangi lider ve önemli kişi varsa hepsiyle röportaj yapmış olması Birand'ı bu kadar popüler kılmış çünkü gündemi takip eden değil belirleyen işler çıkarmış. Aynı zamanda kitabın dönemi anlatması ve gazetecilik gibi bilmediğim bir dünyanın detaylarından bahsetmesini de ilgi çekici buldum. 

Özetle, Birand: Bir Ömür, Ardına Bakmadan'ın konusu ilginizi çekerse anlatımdan yana şüpheniz olmasın alıp zevkle okuyun.

8 yorum:

  1. Birand'ı 70li yıllardan itibaren gazeteciliği ile izlerim. Ama ne yazık ki izlenimlerin sizin ki gibi değil. Her devrin gazetecisi olmaya özen göstermiş, TRT'de yolsuzluklarla adından söz ettirmiş, halka hiçbir zaman inmemiş, siyasilerle takışmamaya dikkat etmiş, işleyen düzeni eleştirmemiş bir gazetecidir. Can Dündar'da ne yazık ki benzer çizgidedir. Yazdıkları Kemalistler için hiçbir zaman inandırıcı olmayacaktır. Sevgi ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kemalistler tarafından bu kitap eleştirilmiş. Sanırım Can Dündar Mustafa belgeselinden sonra boş kağıda adını yazsa eleştirilir :) Can Dündar'ın siyasilerle takışmayan, her düzenin gazetecisi olduğunu söylemek şu günlerde biraz zor. Birand'la ilgili görüşlerinize de bir şey diyemiyorum, takip ettiğim, araştırdığım biri değil. Kitaplarını bile okumadım. Belki de dediğiniz gibidir.

      Sil
  2. Bir de steve jobs ın biyografisini oku ve biyografi nasıl yazılırmış orda gör.ben o adamı okumadan önce diğer biyografilere iyi diyordum.hata etmişim dedim okuyunca.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesela Steve Jobs da ilgimi çeken biri değil ama o da böyle akıcı anlatıldıysa neden olmasın.

      Sil
  3. Evet Birand özellikle o dönemde imkansız röportajlarıyla oldukça gündemdeydi. Ve 32. gün gibi çok uzun soluklu bir programa imza atması da var tabiki...
    Şimdi yolsa yapabilirmiydi o programı emin değilim ama...
    Bu kitabı duymamıştım. Önerin için teşekkürler. Okunacaklar arasına girdi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Birand'ın röportajlarının özellikle internetin olmadığı, dünya liderlerinin twit atmadığı bir ortamda çok daha etkileyici olduğunu tahmin ediyorum.

      Sil
  4. Bende Birand'ın hep abartıldığını düşünmüşümdür. Bundanmış demek:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine de fena kitap değildi bence :)

      Sil

Söyleyecek sözü olanlara bayılırım! :)