11 Eylül 2013 Çarşamba

Müzik ve Sessizlik


Müzik ve Sessizlik (Music and Slience) Danimarka Kralı IV. Christian'ın hayatından iki yılı (1629-30) saraya çalışan olarak girmiş iki kişinin, lavtacı Peter Claire ve nedime Emilia'nın eşliğinde anlatıyor. Kralın sarayına müzisyen olarak gelen Peter yakışıklılığıyla Kral'ın ''koruyucu meleği'' olunca özel sorumluluklar yükleniyor; Emilia ise üvey annesinin kötülüğünden kaçarak Kral'ın eşi Kirsten Munk'un ''kadını'' olarak çalışmaya başlıyor. Bu iki genç birbirlerine tutulutken, Kral, eşinin sevgisine karşılık vermemesi ve ülkesinin ekonomik çöküşü nedeniyle zor zamanlar geçiriyor ve sağlık sorunları da giderek artıyor... Yaşananların kötülük-iyilik, aydınlık-karanlık, müzik-sessizlik gibi ikililerle anlatıldığı romanda Kral ve eşinin yaşadıkları genç aşıkları da ayrı düşürüp onları sınıyor.

Rose Tremain, tarihi romanlar ve büyülü gerçekçilik uslubunu benimsediği kitaplar yazan ödüllü bir yazar. Müzik ve Sessizlik yayınlandığı yıl (1999) Yayıncılar Birliği Ödülü olan Whitbread Roman Ödülü'nü kazanmış. Yazarın Renk (The Colour) adlı yeni dünyadaki altın avcılığını konu alan romanı ise ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap listesinde yer alıyor.

Ben de acaba Renk'i mi alıp okumalıymışım diye düşünüyorum. Zira sonda söyleyeceğimi başta söyleyecek olursam; bu 507 sayfalık roman beni doyurmadı. Düzeltideki hatalara rağmen usta işi bir anlatımın tadına varılıyor. Yazarın, Kral IV. Christian'ın yaşamı, dönemi günlük hayatı ve diğer birçok detay üzerine kapsamlı ve detaylı araştırmalar yaptığı açık. Bu bilgi ve anlatım gücünün birleşimi etkileyici bir atmosfer yaratıyor. Soğuk, taşkın eğlenceler, karanlık, yünlü kumaşlar... Hatta atmosfer konusunda yazar o kadar iddialı ki tarihsel doğruluğu ikinci plana itiyor. Mesela okuduğum bir yoruma göre Rusların gümüş madenciliğinde romanın geçtiği dönemden çok daha sonra uzmanlaşmış. Oysa romanda Rusya'dan gümüş çıkarmak için maden ustaları getirtiliyor.

Danimarka Kralı IV. Christian
Pieter Isaaczs, 1611-1616

Karakterler kimilerine trajedya kahramanları gibi gelebilir; katıksız kötüler ve sonsuz iyiler. Ben romanın en ''şirret'' karakteri Kirsten'in en aşırı isteklerinde bile onu nefret edilesi bulmadım. O iyilik meleği Emilia bile nefret ettiği üvey annesinin ölmesini istemekte bir sakınca görmüyordu. Üvey anne ise ahlaksız olabilir ama sadist eya despot değildi bence. Neyse romanı henüz okumamış olanlar için sıkıcı olan bu kısmı kesip romanın beni neden tatmin etmediğine geleyim.

Bütün anlatım ustalığına, araştırmaya, atmosfere, ilginç karakterlere rağmen olay örgüsü bence romanın iddiasını taşıyacak kadar güçlü değildi. Hiçbir noktada okuyucuyu şaşırtacak bir dönüş yoktu; genel olarak da upuzuuun romanı okuyup bitirdiğinizde hafızanızda uzun yıllar saklayacağınız ilginç veya çarpıcı bir öykü de kalmıyor. Şimdiye kadar okuduğum tarihi romanlar bir zamanlar yaşamış olan kahramanlarının ve gerçek olayların gücüyle ilerliyor usta yazarların araştırması ve tekniği ise dengeli bir şaraptaki gibi diğer unsurların üstüne bu denli çıkmıyordu. Oysa Müzik ve Sessizlik tüm güzelliğine rağmen öyküsünün sıradanlığı yüzünden zayıf ve kırılgan; taneni ve gövdesi olmayan, güzel renkli hoş kokulu ve taze asitli bir şarap gibi, üstelik magnum şişedeki bir şarap.

Kirsten Munk, Kralın karısı,
ve nefret ettiği çocuklarının bir kısmı
Jacob von Doordt, 1623

5 yorum:

  1. Seda'nın blogundaki bir yorumunuzdan size ziyarete geliyorum. Her kitap sitesini izlemeye gayret ediyorum. Okuma geçmişinizdeki kitaplar oldukça iyi ve güzel ancak gelecekte sadece 800 kitap okuyabileceğinizi hesaplamanız beni şaşırttı. Yaşınızın benimkinin yarısı kadar dahi olduğunu sanmıyorum, ama... neyse okuduğum kitapların yaklaşık sayısını yazmayayım. Sevgiyle kalın. Okumaya devam

    YanıtlayınSil
  2. Müziği ve kitabı çok seven bana çok ilginç geldi, okamalıyım...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Okursanız yorumlarınızı buraya beklerim. Bu kitap hakkında Türkçe okuyanlardan pek yorum bulamadım.

      Sil
  3. Okumak istediklerim arasında olan bir kitabın yorumunu bulmak ne güzel :)

    YanıtlayınSil

Söyleyecek sözü olanlara bayılırım! :)